Tarihi hoşgörü kenti Mardin

29

Barış Şamlı Genel 0 Comments

Merhaba sevgili okurlarım bugün sizlere her sokağı tarih kokan, geçmişten bugüne üzerindeki kalıntıları atmayan ve ziyaretçilerine kocaman bir şehir büyüklüğünde bir müze olan Mardin ilimizi tanıtmaya ve deneyimlerimi aktarmaya çalışacağım. Bu arada eğer sizde benim gibi gezmeyi çok seviyorsanız ve otobüse ayıracak vaktiniz yoksa istfly’dan uçak biletlerinizi alıp hem uyguna hem de kolayca uçabilirsiniz.

Güneydoğu Bölgesi’nde yer alan Mardin’e bağlı 10 ilçe bulunmaktadır. Şiir gibi bir yapısı olan Mardin’in tarihi ve mimari dokusu adeta paha biçilemez. Tarihi evleri, kaleleri, medreseleri ile meşhur olan Mardin tatil planları için ideal bir ortam ve muhteşem bir seçenek olarak aklınızda kalmalı. Dilerseniz yavaş yavaş başlayalım.

Dara Harabeleri

Mardin’in Güneydoğusunda bulunan bu bölge eski Mezopotamya bölgelerinden en ünlü olanıdır. Günümüzde ise belde olarak anılıyor ve hala yaşam devam ediyor diyebiliriz.

Mardin Kalesi

1 km uzunluğundaki kale 10. yüzyıldan beri ayaktadır. O dönemde yerleşkesi Mardin çevresinde olan Hamdaniler‘in inşa ettiği kale şimdilerde ise Mardin’in en güzel karelerini yakalamak isteyenlerin en uğrak noktası diyebilirim.

Ulu Camii

Cami-i Kebir olarak da bilinen Ulu Camii, Artuklular tarafından yapılmış olup 1190 yılında yapımı tamamlanmış. Şimdilerde tek minareye sahip olan camii ilk yapıldığı dönemde 2 minareye sahipmiş. Kim tarafından veya nasıl yıkıldığı bilinmeyen minarenin öyküsünü yerel halktan dinleyerek muhteşem bir deneyime sahip olabilirisiniz.

Revaklı Çarşı

Mardin’e gidip de hediyelik eşya derdine düşerseniz burası tam anlamıyla bu iş için biçilmiş kaftan. Siz siz olun buraya uğrayıp hiçbir şey almasanız bile sadece görmek için ziyaret edin. Ulu Camiden sonra çok kısa bir mesafe yürüyerek geliyorsunuz ki çevre güzelliğine bakarak bu yol size yokmuş gibi gelebilir, taş duvarların arasında kalmış o güzel dükkanlar gerek alışveriş gerekse görsel olarak muhteşem bir atmosferi gözler önüne sunuyor.

Deyrülzafaran Manastırı

Çok uzun yıllardır bütün medeniyetlerin ortak noktası olmuştur Mardin. Birbirine bağlı insanlarıyla hoşgörüsü ile adeta refah merkezi. Buna en büyük örneklerden birisi de Deyrülzafaran Manastırı diyebiliriz. Süryaniler için büyük bir önem taşıyor manastır. Mozaikleri ile göz dolduran bu yapı 4. yüzyılda kurulmuş. Manastırın girişinde bulunan Süryani Patriklerinin heykelleri ise büyüleyici güzellikte.

Zinciriye Medresesi

Melik Necmettin İsa tarafından 1300’lü yıllara dayanan yapım tarihi ile Mardin’in simgelerinden birisi olan medrese yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başararak günümüze kadar büyük bir sağlamlıkla gelmiş. Aynı zamanda Melik İsa’nın Timur ile yaptığı savaştan sonra hapsedildiği yer olarak da bilinmekte.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir